Untitled Document
ETKİNLİKLER
DÖKÜMANLAR
DUYURULAR
  GESİD'den
  ÜYELERİMİZDEN
  SEKTÖRDEN
  S.T.K.'ndan
HABERLER
  GESİD'den
  ÜYELERİMİZDEN
  SEKTÖRDEN
  S.T.K.'ndan
 
  GESİD Yönetiminden Makaleler
  Üyelerimizden Makaleler
  Ziyaretçilerimizden Makaleler
GENÇ SİGORTACILAR DERNEĞİ

 

 

GESİD?İN GÖRÜŞLERİ


 

 

 

GESİD?İN SİGORTACILIK SEKTÖRÜNE BAKIŞI  (Şubat 2003)

 

 

Türkiye Ekonomisinin bunalımda olduğu, en büyük finans sektörü olan Bankacılıkta büyük bir yıkım ve güven kaybı ile karşılaşıldığı, bir taraftan ekonomiyi canlandırmak için iç ve dış kaynaklar aranırken, diğer taraftan toplum fertlerinin ve girişimcilerin güvene davet edildiği ve Avrupa Birliği ile entegrasyon için her alanda düzenlemelerin yapıldığı bir dönemdeyiz.

 

Böyle bir dönemde, bu kadar olumsuz koşullar altında, pek çok yasal engel ve boşluğa rağmen, Türk Sigorta Sektörü, yaklaşık 50 sigorta şirketi, 15,000 acente, 900 eksperlik şirketi ve bu kurumlarda çalışan 30,000 kişi ile, ülkemizin G.S.M.H.?nın %1?i kadar prim üretmektedir.

 

Türk Sigorta Şirketleri, 2001 yılında yaklaşık 1,5 katrilyon TL. (yaklaşık 1,25 milyar $) hasar tazminatı ödeyerek, Türk ekonomisine ve milli servete katkıda bulunmuşlardır.

 

Ülkemizde büyük bir sigorta potansiyeli olduğuna inanıyoruz. Son iki yıl hariç, yıllık reel ortalama %20  oranında büyümeler bu potansiyelin göstergesidir. Sigortacılığın ülkemizde bankacılıktan sonra en büyük ve en önemli sektör olduğu söylenegeldiği halde, sektörümüz, ne büyüklüğüne oranlı bir etki içindedir (yani yaratabildiği fonlar ekonomiyi etkilemekten uzaktır), ne de büyüklüğüne yakışan itibar görmektedir  (yani toplum gözünde, hala güven kazanamamıştır). En önemsiz bir olumsuz örnek, gerek halk arasında, gerekse basın nezdinde insafsızca sektör aleyhinde kullanılmakta, bu da var olan önyargıları arttırmaktadır. Zaten toplumun sosyo-ekonomik yapısı ve değer yargıları da, bu olumsuz kanıyı güçlendirecek yöndedir.  Sonuçta sigorta bir ihtiyaç, bir ekonomik ve sosyal dayanışma unsuru olarak algılanamamakta, tabana yayılmak suretiyle 'büyük sayılar kanunu"nu çalıştıramamaktadır.

 

Bu olumsuz sonucu doğuran etkenleri ise şöyle sıralayabiliriz :

 

1.       Türk Sigorta Sektörünün, uzun bir süreden beri, sigortacılığın işleyişini düzenleyen ve denetleyen yasal mevzuattan yoksun bulunması ve bu yasal boşluğun uygulamada giderek artan bir karmaşaya neden olması,

 

2.       Sigorta şirketlerinin, hizmetin gerektirdiği teknolojiyi, kaliteyi ve yönetim masraflarını karşılayacak düzeyde sermaye gücüne sahip olmaması,

 

3.       Sektörün bilgi ve deneyim aktarımını sağlayacak organizasyonları kuramamış olması, ücret seviyelerinin düşük olması sebebiyle eğitimli ve kalifiye eleman çalıştıramaması, dolayısıyla kaliteli hizmet üretemeyerek mevcut sigortalıları tatmin edememesi ve potansiyel sigortalılarda da gerekli  sigorta ihtiyacı bilincini yaratamaması,

 

4.       Sektörde aracılık hizmeti veren 15.000'i aşkın acenteden çoğunun, bilgisiz ve sigortacılık bilincinden uzak olmaları dolayısıyla sektörü kötü bir şekilde temsil etmeleri,

 

5.       Ülkemizde kronikleşen siyasal ve ekonomik istikrarsızlıkla, 20 yıldır süregelen yüksek enflasyonun kişilerde ve girişimcilerde yarattığı moral bozukluğu, ahlaki çöküntü ve günü kurtarma telaşından geleceği düşünememe durumu,

Dolayısıyla, sektörün kendisinden beklenen fonksiyonları çağdaş ve uygar ülkeler düzeyinde yerine getirebilmesi sırasıyla; yasa, sermaye yeterliliği, eğitim ve tanıtım faaliyetlerine bağlıdır.

GESİD' in sektörün problemlerine çözüm önerileri :

 

Bu sorunların giderilmesi ve Türk sigortacılığının gelişebilmesi için aşağıdaki düzenlemelerin yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

 

1.       Mevcut yasa ve yönetmeliklerdeki belirsizlikler, eksiklikler giderilmeli, Vergi kanunlarında sigortacılığı baltalayan  hükümler kaldırılmalı ve yeni yasa (T.B.M.M., Hazine Müsteşarlığı, Maliye Bakanlığı, T.S.R.Ş. Birliğince) hızla tamamlanarak yürürlüğe konmalıdır.

 

2.  T.S.R.Ş. Birliği ve Hazine Müsteşarlığı, birlikte çalışarak, yeni zorunlu sigortalar kurmalı  ve ilgili yönetmelikleri bir an önce tamamlayarak toplumun hizmetine sunmalı. Bu kapsamda trafik sigortaları problemi de yeniden ele alınmalıdır.

 

3.  Üniversitelerde sigortacılıkla ilgili bölümler (risk yönetimi, sigortacılık, aktüerya, fon yönetimi, v.b.) açılarak, bir taraftan sektöre kaliteli elemanlar sağlanırken diğer taraftan bilimsel araştırmalar, etütler, projeler hazırlanması imkanı  yaratılmalı, ilköğretim okulları ile liselerde sigorta kavramını açıklayacak yeterli bilgiler müfredat programlarına konulmalıdır.

 

4.   Şirketler arasında diyalog ve işbirliği arttırılıp, bilgi ve deneyim transferi sağlayacak teknolojik altyapı kurulmalı, böylece fiyatlandırmada, eksik ve aşkın sigortada, mükerrer sigortada ve hasar suistimallerinde kontrol sağlanabilmelidir.

 

5.   İlk Ögretim Okulu ve Lise müfredat programlarında sigorta, risk, milli servet, sorumluluk gibi kavramların öğrencilere mutlaka öğretilmesi sağlanmalıdır.

 

6.       Medya kuruluşları, ülkemizin kalkınmasına ve toplumumuzun refahına katkı sağlayacağı inancıyla, genel yayın politikalarında ve özellikle televizyon programlarında sigorta kavramının tanıtımına ve işleyişine ilişkin konulara yer vermelidir.

 

 

 

GESİD bu öneriler doğrultusunda, ilgili kamu kurumları, üniversiteler, basın ve sektörümüzdeki kuruluşlar nezdinde mektup, telefon, toplantılar düzenleyerek kendi üzerine düşeni yapmaya çalışmakla birlikte, ilgili tüm kurum ve kuruluşlardan da bu yöndeki çabalara ilgi, yapıcı eleştiri ve destek beklemektedir.

 

 

 

GENÇ SİGORTACILAR DERNEĞİ